9 Haziran 2010 Çarşamba

FESLEĞEN


Küçük bir çocukken sevmeye başladım ben fesleğenleri... Hem de neden sevdiğimi anlayamayacak kadar küçük bir yaşta...
Yaydığı kokudan mıdır, saksıda okşanmayı bekleyen yapraklarından mıdır bilinmez hep ayrı yere koydum onları, çiçek gibi göremedim. Sevdim, okşadım, anlamlar yükledim kokularına, yapraklarına...
Gittiğim her yere, içinde bulunduğum her ortama bir fesleğen hediye ettim. Benimle olsunlar, benden bir iz bıraksınlar, çok sevilsinler, iyi bakılsınlar, hiç solmasınlar... Küçük küçük tohumlar biriktirdim ceplerimde, düşürdükleri her bir tohumu sakladım yüreğimde. Hepsi oğlumdu, hepsi kızım... Beni tanıyanlar bilirlerdi, bilmelilerdi... Fesleğenler en çok sevilirlerdi benim hayatımda...

Fesleğen mevsimi bir başka olur hayatın tadı, her yer onunla kokar, güzelleştirir her ortamı. Yetiştirmek zordur her "sevgi" gibi... Ya sabah sulayacaksın ya da sarı bir akşamüstü vakti. Yapraklarına da su tutacaksın şımarsın diye... Gülümseyerek konuşacaksın yapraklarına dokunurken, öyle hoyratça sallamayacaksın köklerini.

Haaaai unutmadan çiçek açtı mı KOPARACAKSIN çiçeklerini, bırakmayacaksın üzerinde... Çünkü fesleğenler çiçek açtığında "ölüyorum" derler, böyle belli ederler.

Ne ilginç değil mi?
Beni fesleğenlere benzeten ve benim için fesleğen yetiştiren herkese.....

Teşekkürler...
FESLEĞEN

Küçük bir fesleğeni olmuştu küçükken,

Küçük bir saksısı vardı fesleğeninin.

Küçücük öperdi fesleğenini her gün,

Küçücük sulardı…

Yaprakları küçücüktü fesleğenin.

Fesleğenin çiçekleri açardı bazen,

Küçük çiçeklerdi bunlar…

Küçük bir toprağı vardı fesleğenin,

Ne artar, ne azalırdı toprak.

Küçük bir pencerenin önünde dururdu fesleğen,

Küçücük gözleri vardı,

Küçük bakardı…

Küçük gösterirdi pencere göğü,

Fesleğen, göğü pencereden gördüğü kadar küçük sanırdı…

Küçücük elleri vardı fesleğenin,

Yalnız suyu tutabilirdi.

Küçücük kulakları, yalnız küçük çocuk seslerini duyardı.

Gözyaşları da küçücüktü fesleğenin,

Kimse fark edemezdi gözyaşlarını…

Herkes onu hep mutlu görürdü,

Bu yüzden hep küçücük kaldı fesleğen…

Ve hiç büyümedi…

Bundandır “hüzün” değil, “düş” kokması…

(yaşayan en küçük fesleğen'ine... yani bana...)



1 yorum:

Evren dedi ki...

ben çok severim fesleğenleri ve hiç bilmiyorum çiçeklerinin koparılması gerektiğini.
kokusu geldi mis gibi, gülümsedim.

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails