28 Aralık 2010 Salı

SAĞLIK, HUZUR, BEREKET GETİRSİN....


Çok istiyorum içinden geçenlerin gerçekleşmesini, yüzünün hep gülmesini :)))
Nice mutlu YıLLara,
sağlıkla,
huzurla.......

ama en çok aşkla :))))

22 Aralık 2010 Çarşamba

Lafı bile var...

Israr, ısrar, ısraaaaar.. En sonunda dayanamadım aldım elime makineyi çektim evimi :))) ama kendimi nasıl hissettiğimi tahmin bile edemezsin gecenin bir köründe...
Sevgilim neye uğradığını şaşırdı, neler oluyor bakışlarıyla öylece kalakaldı....
Al bak bakalım beğenecek misin?
gerçi beğenen çoktaaan beğendi :))) hatta lafı bile var;
"evceeezim evceeezim, sen bilirsin halceeezim"










Svgiyle......




21 Aralık 2010 Salı

Önemle Duyrulur!

Amma da hastalandım bu sene.. Umarım bu senenin son hastalığı olur....
Eve taşındık, yerleştik derken ben öküz virüsü kapmış olmalıyım ki devriliverdim :(
serumlar, antibiyotikler, zencefiller, ballar, sütler..... hiçbiri işe yaramadı desem inanır mısın bilmem!

ama laf aramızda hiçbişey umrumda bile değil... Evimin yeni kraliçesi oldum ya! dünya yansa hasırım yanmaz, o çeşit (şükürler olsun)
minik prensimiz yeni evini, odasını öyle bir sevdi ki bu haftasonu odasında, yatağında kendi kendine rüyalara daldı desem nazar değer mi acaba? :)

Yeni biri var hayatımda... :))) TIK TIK
evet evet yanlış duymadın...

evim tadilattaydı bitti, ee bu hastalık nedeniyle ben de tadilatta sayılırdım
eee geriye ne kaldı?
tabii ki bloğum :)))

şimdi Bengünün sihirli ellerine bırakıyorum bloğumu (benim için de süpriz olacak)...
sen de biraz merak et bakalım.... Tadilattayız arkadaş! sonra yine gel :)))

Sevgiyle



7 Aralık 2010 Salı

Eşyalarım Dedi ki:


Vitrinleri gezerken gördüğün kıpkırmızı bir vazonun hikayesini kendi hikayene ortak etmek için almak istersin en çok... Yani onunla yaşanacak yeni hikayelerin baş kahramanı olmak ruhunu okşadığı için ve bu hikayelerin tamamı belki de kafanda olsa dahi mutlu bitsin için alınır genelde beğenilen eşyalar (ya da sadece benim için geçerli)

Evlendiğim günden bu yana bu 3. ev (eşya) taşıyışım.. Evlendiğimde annem dünya kadar genç kız çeyizi biriktirdiği için gönlüme göre eşya almama gerek kalmamıştı. Modası geçmiş bile olsa kullanabileceğimi ve kendi hikayeme ortak edebileceğimi düşündüğüm bütün eşyaları buyur ettim hayatıma. Vitrinleri dolaşırken gördüğüm gıcır gıcır son moda şeyleri gördüğümde ağzımın suyu aksa da hiç haksızlık etmedim onlara ve hala kullanıyorum bir kısmını (diğer kısmını da attığımı düşünme, başka hikayeler için başka insanlara hediye edildiler)
Hep yaşayan bir canlı gibi davrandım ben eşyalarıma... Sevdim, okşadım, dertleştim, sinirlendim, bağırdım ama hep onlarla çok güzel bir bağ kurdum. Mal sahibine benzer derler ya, gerçekten doğru :)
Geçen gün depoda kalan eşyalarımı kolilerle yeni eve taşıdık ve bir kısmını kolilerden çıkarıp havalandırdık. Ben çalıştığım için bir kısmını annem yıkayıp mutfak tezgahının üzerinde bırakmış.
Yeni eve gidip neler olduğunu görmek istediğim bir gün onlarla karşılaşma fırsatı yakaladım. Uzun zamandır ilk defa yüz yüze geldik. Nasıl da kızmışlar/kırılmışlar bana onca zaman havasız, sevgisiz kapalı kutularda kaldıkları için...

Evin içini bir hüzün sarısı kaplamış ki anlatılmaz... Sisler içinde girdiğim yeni boyalı evimin duvarları renk değiştirmiş, pembenin üstüne boyanan hüzün sarısı da yapış yapış bir koku yaymıştı etrafa. Evlenirken aldığım bir şamdanın üzerine tutunan minik melek kanatlarını kapatmış dalgın dalgın mutfak tezgahından bacaklarını sallarken gidip öptüm yanağından :) başta yüz vermese de oturup uzun uzun anlatınca yaşananları, elleri mahkum hepsi birden hak verip barıştılar. Tadı damağımda kalan bir kutlama yaptık hep birlikte. Vazolarım, bardaklarım, çiçeklerim, tablolarım ve ben neşe içinde duvarların üzerindeki hüzün sarısını yeniden pembeye boyadık. Bir daha kapalı kutular içinde bırakmayacağımdan emin olan eşyalarımın yüzü gülüyor şimdilerde. Kimbilir belki de parti veriyorlardır yeni evde?

Yeni hikayemin başlangıç yerinde, onları ne kadarda çok özlediğim ve ne kadar çok önemsediğim geldi aklıma. Paylaşmak istedim :)

Sevgiyle




3 Aralık 2010 Cuma

Duymadık Deme..!


Nice hayaller, nice rüyalar... Ve ardından mutlu bir SON..!
ne zamandır hayatımın bir daha asla değişemeyeceğini düşündüğüm anda omzuma dokunan melek kanatları :)
Bu hafta taşınıyorum baştan başa heyecan duyduğum güzel EVime ...
Yarın güzel bir temizlik yapılacak önce... Camlar, dolaplar, yerler, banyo fayansları şarkılar eşliğinde silinecek, kahkahalardan yorulacak kocaman ağızlar...
Pazar günü daha önce hüzünle kolilenen eşyalar, yeni yerlerine konmak üzere yolculuğa çıkacaklar hep birlikte. Hepsinin yeri hazır...

Kar geliyormuş Balkanlardan...
Aman ne çok korktum :))))
umrumda bile değil, buyursun gelsin...
hem zaten eski eşyalarımdan da karlı bir Aralık gününde ayrılmıştım, tesadüfen...

İçimde zapdedilmez bir sevinç, elle tutulamayan bir mutluluk, şaşırtıcı bir oynamak isteği var....

Eşlik etmek isteyen beri gelsin.... :))) TIKLA...
İyi haftasonları :)))



30 Kasım 2010 Salı

YAŞaldım...

Umarım sormazsın yeni yaşımı..!
Hem ne farkeder ki bu saatten sonra? (30'u geçince nasıl olsa kadınların yaşı hiç değişmiyor -annemden biliyorum)...
Hayatımda geçirdiğim en iyi doğum günlerinden birini yaşadım bu sene... "Ne kadar da çok sevenim varmış" dedirttiği için mi bu kadar güzeldi? bilemedim...
Cuma günü ailece, cumartesi günü ise arkadaşlarla kutladığımız prenses eğlencelerinin sonunda "afferin sana bed@rdem dedim, hala mihrap yerinde Maşallah, başkası olsa bukadar dayanamazdı" :)))
Cuma gecesi işten eve gittiğimde, beni neyin beklediğini bilmiyordum açıkçası :) ne güzel sürprizlerdi onlar... Zaten iş yerinde başlamıştı güzellikler; SİBEL'im ve ELİF'im unutmadılar beni elbette.. Gönderdikleri hediyelere sadece ben değil bütün ofis bayıldı... Bayılıyorum ikisinin de duyarlılığına, varlığına, bana yaşattıklarına :)

Bu güzel kutu, Sibelciğimden geldi, hem de doğum günümden bile önce :))) ne kadar da şaşırdım kurye ismimi söylediğinde.. Sen çok yaşa Sibelim .....

veeeeee üstümdeki bu harika hırka da taaa Eskişehirlerden gönderilmiş, paketine sevgilerin en güzeli sıkıştırılmış üstelik... Elifimmmm sen harika bir dostsun....

Sonra bir sürü çiçek geldi masama, rengarenk, mis kokulşu çiçekler... Şimdi evin en nadide köşesinde anneciğime emanetler...
Neyse lafımı unutmayayım; eve girdiğimde öyle bir sofrayla karşılaştım ki, sadece bize değil tüm Gürpınar halkına hazırlanmış gibiydi :)) ağzını sulandırmak istemem ama yok yok yani, o cinsten bir sofra (ellerine sağlık anacığımın)
derken BaLLı badeM'im seslendi salondan;
"anneeeeciiiiiiiim gelebilee misin?"
bir gittim ne göreyim?????????????????



kalbim duruyordu desem yeridir :/ ne zamandır istiyordum bu plak çaları... Ne iyi etmişsin sevdiceğim, ne iyi etmişim seni severek dedim CAN'ıma... Öptüm, bağrıma bastım çekirdek ailemi, Şükrettim Yaradana..... Hem de ne şükür!!!
Konfetiler patlattı annem, hep severdim zaten ben o parıldayan,patlayan saçma sapan kırpıntılarında..... Bütün gece aslan sütü eşliğinde dinlenen taş plaklar bizi bir yerden bir yere savurup durdu. Ne mutlu...


Cumartesi akşamı geç çıktık evden... Sevdiklerimiz beklemekteydi... Sabaha kadar hopla, zıpla; sabah da kafandaki çanları sustur susturabilirsen :/
Ne kadar yorarsa yorsun, hissettiğim o kocaman sevgi topağına değerdi doğrusu...


Çokkk ama çokkkk şanslıyım...
Baksana, sen de burdasın..
Daha ne isterim???? :)

ÖNEMLİ NOT: "evim evim güzel evimmm" ile ilgili detayları ilerleyen zamanlarda konuşuruz... Önce bir dinleneyim dee :))


Sevgiyle...




26 Kasım 2010 Cuma

İYİ Kİ'lerim.....


* iyi ki doğurmuş beni annem

* iyi ki Allah beni hep iyi insanlarla karşılaştırmış

* iyi ki canımıniçiyle evlenmişim

* iyi ki tam zamanında "anne" olmayı istemişim

* iyi ki dünyanın en baLLısını doğurmak için acele etmişim

* iyi ki bir işim varmış

* iyi ki herşeye rağmen hep iyi olmayı seçmişim

* iyi ki dualarım hep en iyisi ve en hayırlısı içinmiş

* iyi ki verilmiş sadakalarım varmış

* iyi ki yanımda beni hep sarmalayan meleklerime bu kadar sağlam tutunmuşum

* iyi ki yazmayı seçmişim

* iyi ki blog diye birşey varmış

* iyi ki hayat çok güzelmiş...........................................

* iyi ki bu kadar çok sevenim varmış....

Hep birlikte sağlıkla, mutlulukla, bereketle ve huzurla NİCE YILLARA......
seviyorum hepinizi :)




25 Kasım 2010 Perşembe

ESKİ(meyen)ŞEHİR'de BAYRAM :)

Bayramda sevgilimin memleketine gidelim istedik bu sefer değişiklik olsun diye... Aslına bakarsan, bloğu açar açmaz ne kadar uzun zaman olmuş sana birşeyler anlatmayalı şeklinde utançlara gark olan yüreğimin sana sürprizleri var :)

Bayramdan hemen önce gerçekleşen rüyam sayesinde ayaklarım hala yere basmıyor...
Basmasın da zaten, lüzumu yok :) ben böyle uçarken çok mutluyum...
Senle yaptığımız "olumlama" lardan ya da deliler gibi istemekten mütevellit gerçekleşen düşüm küçük bir evdi ailece kafamızı sokacağımız...
veeeeeeeeeeeeee

nihayettttt

EV'lendik..... :)))) (alkışları ve tezahüratları duyuyorum)

neyse lafı fazla uzatmayacağım (aslında nasıl uzatasım var!!)

Büyülü Eskişehir fotolarıyla başbaşa bırakıyorum (ama bu konuyu kapattım sanma!) :))





















Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails