29 Temmuz 2010 Perşembe

İstek Üzerine....


OĞLUM'a...........

Yüreğimin ortalık yerini darmadağın eden, umuduma yarın,
Hayalime umut, yarınıma hayal katan güzel oğlum…
Bulutları koltuk altıma kıstırdım, avuç dolusu yıldız getiriyorum sana
Al onları koynuna ve büyüyene kadar sakın ağlama…

Sana Fesleğen kokusunu öğretiyorum,
Biri ağlayınca üzülmeyi, öpeyim de geçsin diyerek insanları gülümsetebilmeyi
Ama en çok gülmeyi…
Güldüğünde iyileştirebileceğin şeyleri…
Nasıl koktuğunu anlatmak isterdim aslında sana,
Yüzüne baktığımda cümlelerin nasıl çaresizce kıvrandığını,
Güldüğünde dönmekten vazgeçen dünyayı, içimde uçuşup duran kuşları…

Büyüdüğünde acıtacaklar canını, kötü ol diye itip kakacaklar,
Yanlarına katıp yarı yolda bırakacaklar, bir hiç uğruna satacaklar
Aklına gelince gülümseyeceksin,
Biri bana söylemişti bütün bunları diyeceksin,
“hazırım” olacaklara…

Kitap okumalı, sorular sormalı,
Hayatı sorgulamalı, herkese arkadaş olmalı
Kocaman olsan da oyuncaklara zaman ayırmalı
Ve hatta kendi oyunlarını kurmalısın
Kısacası adam gibi adam olmalısın güzel oğlum.

Hiç korkma kurallardan, uymak zorunda değilsin bazılarına,
Kurallarını kendin belirle ama aşırıya kaçma.
Zamanın ve yanında olanların kıymetini bil,
Sakın kalp kırma, düzeltemeyebilirsin bir daha…
Bütün gücünle diren yalana…

Ben giderken hiç eksilmeyeceksin
Babasını özleyen bir çocuktu annen,
Özleyenlerden olmayacaksın sen…
Her şeyiyle tastamam,
Adam gibi adam…

Cennet kokunu öpüyorum,
Ve seni çok seviyorum…

İLK YAYIN TARİHİ: 25 Mart 2009

"Küçücüktü ben bu şiiri ona yazdığımda, ben de anneliğe alışmaya çalışan bir acemi... Günler geçti yaşanan duygular değişmedi. O büyüdü, beni de büyüttü... Sevgimiz kocaman oldu, bak...."


28 Temmuz 2010 Çarşamba

CEVAP

Bu sıralar çok ara verdim yazmak için, neden mi? İşte sana cevap :)))







21 Temmuz 2010 Çarşamba

Birşey YAP...


BAŞAK HN,

4 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞUM BUNDAN 3 AY ÖNCE LÖSEMİ HASTALIGINA YAKALANDI . ŞUAN BU AMANSIZ HASTALIĞI ANKARA ONKOLOJİ HASTANESİNDE TEDAVİSİNİ GÖRMEKTEDİR. BU HASTALIK ÇOK PAHALI VE MASRAFLI BİR HASTALIKTIR. BÜTCEMİNDE KISITLI OLMASINDAN DOLAYI SİZDEN KIZIM İÇİN HEM MANEVİ HEMDE MADDİ YARDIMLARINIZIN BİR UMUT OLMASINI TEMENNİ EDERİM.YARDIM ETMEK İSTERSENİZ AŞAĞIDA HESAP NUMARALARIMI BULABİLİRSİNİZ.

MERZİFON HALK BANKASI

MERZİFON ŞUBESİ

ŞUBE KODU : 301

HESAP NO : 01004577

HESAP İSMİ : MURAT ŞAHİN

YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER....
------------------------------------------------------------------------

Bu maili sevgili BaşaK'ın bloğundan aldım...
Çaresiz bir babanın sessiz feryadını duyabildin mi sen de? Bir çocuğa sahip çıkmak, onun için birşeyler yapmak, hiç tanımadığın bir uafklığın yüzünde oluşabilecek ışıltıya ortak olmak ne kaybettirir?
Anne ya da baba olmana gerek yok bu durumu anlamak için... İNSAN olman yeter!!
kendini bir kerecik o 4 yaşındaki kızın yerine koysana! ya da sevdiğin birini onun durumunda düşünsene!!! Nasıl için yandı cayır cayır değil mi?
Yanar...
Onun da ailesi, tüm sevenleri cayır cayır yanmaktalar...
Bazen Allah'tan birşey istemeden önce, Allah rızası için iyilik yapsak ne güzel olur. Hem de senin için minik, başkası için kocaman bir iyilik...

Yüreğine sesleniyorum;
içinde sakladığın ve artık belki de kimselere gösteremediğim umut ışığına...
Elini tut bu küçük kızın, bir an için iyi hissetmesini sağla.
Biliyorum senin kalbin kocaman ve hepimize yer var... Hepimizin iyilikle yaşayacağı bir dünya için bir adım at hadi...

Sevgiyle....





20 Temmuz 2010 Salı

NevŞehir HatıraSı


İşteeee gelin kızımız :) sevgilimin ablası olur kendisi (sakın görümce deme! çok sinir oluyorum)
Tuzköy düşündüğümden de sevimli çıktı... İnsanları da canayakın ve samimi :) hele FİTNAT :)) (daha önceki yazımda bahsetmiştim) işteeee karşınızda Fitnat ;)
Köylerde bildiğin üzere evlerin önünde yapılır bütün düğünler, bizimki de öyle oldu elbet, çok oynadık, çok eğlendik.. Bu da kanıtı :)))

Soldan sağa: Damadımız Serkant, Nesrin annem (kayınvalidem :)), Ceyda (görümceeeeeeem) :))

Bu dünya tatlısı da damadımızın anneannesi... Yedim yedim doymadım kendisini, Allah uzun ömürler versin...

Düğünün sonunda Nesrin annemle mutluluk saçıyorduk adeta :)))) Bunu kıskanan koca rahat durmadı elbette :)))



Sonra da gezdik, gezdik, gezdik........



Şarap evinde şarap denedik, bol bol da yanımıza aldık :))))


Yeraltı şehrine girdik; bildiğin yerin dibiymiş yani.. Girince çok pişman oldum ama çıkamadım :/


En son Tuz Gölüne gittik, Türk kahvesi eşliğinde eşsiz manzarasını izledik... Süperdi gerçekten!
Eeeee daha ne anlatayım? hepsi bu kadar işte :)) döndüm geldim evime, oğluma... Nasıl özlemişim bir görsen... Sevdim sevdim doymadım....

BaLLı fotoları ve maceraları çok yakında sinemamızda :))))

sevgiyle....


19 Temmuz 2010 Pazartesi

Düğün Dernek bittiiii.. Ben de!!!

Merak edenler için söyleyeyim...
İzni aldım Perşembe akşamından gittik Nevşehir'e (Tuzköy)... Daha önce hiç görmediğim bir yer, 11 saat yol sürdü, indiğimizde pert olmuştuk hepimiz. O kadar uzun zaman olmuş ki böyle bir yolculuk yapmayalı... Yaşlanmaktan mütevellit, kolum, bacağım, boynum, ayağım uyuşmuştu indiğimde :/
Bahçe içinde kalabalık bir yaşantının içerisinde buluverdik kendimizi Cuma sabahında. Geceyi yolculuk yaparak geçirenler bilirler, gece bitip de hiç bilmediğin bir yerde aldıysan soluğu ilk gün sarhoş gibi dolanırsın, çaresiz... Bir de tabii BaLLı hasreti çöreklenmiş yüreğime, oooof ooof :/

Neyse ki sık sık telefon görüşmeleri yaparak sakinleştirdim içimdeki en duygusal anneyi (çoğu zaman hüngür fışkırık da olsa)

Yorucuydu, hem de oldukça.. ama en çok ilginç ve eğlenceli :) asla hayalini kuramayacağım roman kahramanları gibiydi yeni tanıdığım insanlar. Hepsini içine alacak bir roman hayali bile kurdum. Mesela dünya tatlısı FİTNAT :)) asıl adı Nuran ama ben onu tanıdığım ilk günden itibaren Fitnat diye çağırdım ve hiç yabancılamadan cevap verdi. Dünya tatlısı Fitnat :) özletecek kendini besbelli..
Pazar yola erken çıkmamıza rağmen akrabalar illa geze geze gidelim diye tutturunca, uyumadan direk işe gelmek zorunda kaldıksevgilimle :( şuanda aslında ne yazdığımı çok iyi bilmiyorum. Belki de yazmıyorum, sadece düşünüyorum.

üç gündür kesintisiz içmişim de sarhoşluktan hayal görmeye başlamışım gibi geliyor bana :/
yanımda olsan gülmekten yıkılırdın kesin..
tek istediğim şey eve gidip güzel yatağımda döne döne uyumak olmalıyken sadece oğlumu düşünüyorum. Nasıl özledim tahmin edersin...
Yok yok edemezsin...
ya da ben anlatamam...

bence bu konuyu kapatalım :)
sen sağlıcakla kal, ben uyuyayım...

NOT: gezi fotoğraflarını yarın yüklerim, azıcık merak et bakalım!



15 Temmuz 2010 Perşembe

Söyleyemem Derdimi....


Yok arkadaş, ben anladım...
Bu işler ahkam kesmeye falan benzemiyor işte...
E, tabi sen beni o kadar iyi tanımıyorsun; konuşurken mangalda kül bırakmam ben. Gerekirse kavga çıkarırım doğrularım için, sataşırım, çamur yaparım, rahat bırakmam, sürekli konuşurum, olmadı tartaklarım... Bezdiririm işte, anla...

Şimdi de doğru bir bildiğim var, sesimi çıkaramıyorum :( şu hale bak!!!
işimle eşim arasında kaldım inanır mısın???
Yarın eşimin ablasının (görümce demekten nefret ediyorum ayrıca) düğünü var Nevşehir'de. Bu akşam kiralanan otobüsle başlayacak yolculuk. Eşyalar hazırlandı akşamdan, çanta yapıldı, derlendi, düzenlendi, BaLLıya ağlıyarak veda edildi....
Eeeeee?
Dün gece yarısından sonra basan mide ağrıları ve bulantıları eşliğinde sabaha varıldı. Güne neredeyse ağlamaklı başlandı, terlikler ters giyildi güzelce, günün iğrenç geçeceği şöyle bir esti içerden... İşe gelindi, işler ters, müdür gününde değil ters, sevgili arayıp durur (sordun mu?) telefon kapatılır ters... Baştan aşağı ters.....
Nasıl gerdiysem kendimi, az önce hasta ettim kendimi bildiğin... Hem de durup dururken öyle!
Ne o? Müdürden yarın için izin alacağım... İzin sonrasına denk geldi ya, işler de yetişmedi ya, bir de herşey bugün ters ya... Ne diyeyim şimdi ben bu adama? sen söyle...

"Kolay gelsin müdür bey, biz çantayı hazırladık akşamdan... İşler yetişmedi ama, boşveeeer, ölümlü dünya. Ben yarın bir Nevşehir yapayım bak nasıl da hallediyorum hepsini :/ hele sen bir "he" de, bak nasıl güzel olacak herşey bugün benim için... İçimin hastalığı geçecek, sevgiliyle ara düzelecek, kaynana sevinecek, düğün şenlenecek.... Daha ne diyim be müdürüm yap bir babalık."

Nasıl ama...?
- Başarısız!!!!

E o zaman kolaysa gel sen söyle....



14 Temmuz 2010 Çarşamba

GeLiş...


Döndük biz...
Herşeyimizle geri geldik...
Yorucu ama bir o kadar gülümseten anılarla yuvamızdayız.

Geldiğimden beri cümle kuruyorum kafamda halbuki, buraya yazmak kısmet olmadı hiç... Adaptasyon sorunu var üzerimde, alışamıyorum çok alıştığım oğlumsuz zamanlara!

Hepsini gördüm bir bir...
Nasıl yemek yeme(me)k için inat ettiğini, oyun oynarken suratında beliren ifadeyi, nerden öğrendiğini bilmediğim ama yerli yerinde kullandığı cümleleri, kızdırdığında pis bir gülümsemeyle nasıl özür dilediğini, "seni seviyorum" cümlesini söylemek için hiç zorlanmadığını, öpülmekten aslında hiç hoşlanmadığını, şarkı söyleyebildiğini, kendi kendine yıkanabildiğini ve suyu ne kadar çok sevdiğini, uyurken sayıkladığını, ayaklarının sürekli buz gibi olduğunu (anası gibi), bazı hareketlerinin babasına ama en çok da bana benzediğini, 5 saniye bile oturup dinlenmediğini, bilgisayara karşı doğuştan bir yetenek geliştirdiğini........... ve daha bir sürü şeyi...

Saatlerce izledim, dokundum, öptüm, kokladım, hayal kurdum, ağladım, sevindim, oynadım...
Tadını çıkardım hem de doyasıya...
Hep böyle kalsak dedim çoğu zaman, hep bu şekilde olsak!
Keşke...

Ama gene de alışkanlıklar var vazgeçemediğim... Kabuslarımda işimi kaybettiğimi gördüm çokça, işimi ne kadar sevdiğimi anladım böyle zamanlarda. Oğlumdan daha çok değil elbet ama kaybetmekten korkacak kadar çok...
İşimi, masamı, masamın üzerinde duran fotoğraflarımı, ne zaman aldığımı unuttuğum süslü püslü, allı pullu kalemlerimi, iş arkadaşlarımı, masamdan görebildiğim karşı evin damını, su şişemi, renkli not kağıtlarımı, ses kayıt cihazımı.... Özlemişim...

Özledim, geldim işte...

Hoş buldum....



2 Temmuz 2010 Cuma

bana MüsaaDe...


Canlarım, ciğerlerim...
Kocaman bir yılın ardından işte en çok hayalini kurduğum zaman geldi...
Senelik İZİN...!

Bugün itibariyle bloğu kısa süreliğine durduruyorum (tabi sen eski yazıları illa okumak istersen7/24 hizemete devam ediyoruz bu konuda) :))
yeni yazılar için dönmemi beklemelisin...
Önce Kırklareli (büyükanne), sonra da belki Edirne :)) anlayacağın bir haftadan biraz daha fazla yokum :/

BaLLıcığım yanımda, güzel hayaller aklımda...
daha ne isterim???

tabii ki sağlık ve huzur...
Seni de bulsun...


Sevgiyle



Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails