Bu haftasonu Eskişehirdeydim;
akraba düğünü sayesinde haftasonum yorgun bir şölen havasında geçti... Tabi gitmeden önce bir posta can çekişti kadın oğlunu bırakıp giderken :(
Cuma gecesi bindik otobüse uzun aralardan sonra, tıkış tıkış koltuklar arasına sıkıştırılmış bir kaç saat uykunun ardında indik büyülü şehre... Büyülü dediğimde abartmış olabileceğimi düşünen varsa yarın hemen bir bilet alıp yerinde incelesin :)
Aman Alllaaaahımmmm...
Bu kadar mı güzel olur bir kent?
Şeytan dedi ki, al bir çiçek dayan Büyükerşen'in kapısına, yalvar yakar gir kadrosunun bir köşesine, hiç uğraşma buralarda :)
ya kardeşim sen nasıl düşündün de o kadar güzelliği iç içe soktun?
Hadi sen düşündün diyelim, diğerlerinin aklı nerde o zaman?
Şunlara güzel bir ders versene vatandaş.....
Of of of, o ne parklardı öyle... O ne temizlik, o ne güzel heykeller...
Bir de üstüne canımın ta içi ELİF'im ve RÜYA kurabiyemle buluşuverince işin rengi bin kat arttı.
Yalan söyleyemem BadeM'imi çok özledim ama biraz daha kalmayı çok ama çok isterdim. Haftasonu çocuk yıpranmasın diye götürmediğim Eskişehir yolculuğumun aslında tam da oğluma göre olduğu gerçeğini sonradan farkettim maalesef.
Canım arkadaşım, ne güzel oldu görüşmek, gülüşmek, dertleşmek.. Annelik de ne kadar yakışmış, tam bir ANA olmuş. RÜYA desen bir içim su, kartpostal gibi :) Maşallah... Bademim yokken onunla hasret giderdim, bana alıştı, gülümsedi bol bol, çok mutlu etti.
Herşey için çok teşekkürler ELİFçim, yine geleceğiz, bekle bizi :))
Gerçi hava hayli soğuk, Rüzgarlıydı :)) (yani oğluşum hep yanımdaydı, esti yüzüme yüzüme)
oralarda olmasını ve yemyeşilin dibine vurmasını o kadar çok isterdim ki :/
kesinlikle baharda bir yolculuk daha yapılacak ve Badem itinayla bu yolculuk için hazırlanacak,
çaresi yok!
Tadı damağımda kaldı vallahi...
Düğün de bir o kadar kalabalık ve eğlenceliydi :)
Canım Nigarcım ve Serdarcım ömür boyu mutluluklar diliyorum...

akraba düğünü sayesinde haftasonum yorgun bir şölen havasında geçti... Tabi gitmeden önce bir posta can çekişti kadın oğlunu bırakıp giderken :(
Cuma gecesi bindik otobüse uzun aralardan sonra, tıkış tıkış koltuklar arasına sıkıştırılmış bir kaç saat uykunun ardında indik büyülü şehre... Büyülü dediğimde abartmış olabileceğimi düşünen varsa yarın hemen bir bilet alıp yerinde incelesin :)
Aman Alllaaaahımmmm...
Bu kadar mı güzel olur bir kent?
Şeytan dedi ki, al bir çiçek dayan Büyükerşen'in kapısına, yalvar yakar gir kadrosunun bir köşesine, hiç uğraşma buralarda :)
ya kardeşim sen nasıl düşündün de o kadar güzelliği iç içe soktun?
Hadi sen düşündün diyelim, diğerlerinin aklı nerde o zaman?
Şunlara güzel bir ders versene vatandaş.....
Of of of, o ne parklardı öyle... O ne temizlik, o ne güzel heykeller...
Bir de üstüne canımın ta içi ELİF'im ve RÜYA kurabiyemle buluşuverince işin rengi bin kat arttı.
Yalan söyleyemem BadeM'imi çok özledim ama biraz daha kalmayı çok ama çok isterdim. Haftasonu çocuk yıpranmasın diye götürmediğim Eskişehir yolculuğumun aslında tam da oğluma göre olduğu gerçeğini sonradan farkettim maalesef.
Herşey için çok teşekkürler ELİFçim, yine geleceğiz, bekle bizi :))
Gerçi hava hayli soğuk, Rüzgarlıydı :)) (yani oğluşum hep yanımdaydı, esti yüzüme yüzüme)
oralarda olmasını ve yemyeşilin dibine vurmasını o kadar çok isterdim ki :/
kesinlikle baharda bir yolculuk daha yapılacak ve Badem itinayla bu yolculuk için hazırlanacak,
çaresi yok!
Tadı damağımda kaldı vallahi...
Düğün de bir o kadar kalabalık ve eğlenceliydi :)
Canım Nigarcım ve Serdarcım ömür boyu mutluluklar diliyorum...
