6 Ekim 2010 Çarşamba

Sinir Topağı


Canım, ciğerim...
Bak ne kadar olmuş yazmayalı (utanmasam 1 ay olacakmış bu arada hakkaten) yazmıyorsam bir sebebi var değil mi? Ne kaşınıyoprsun kendi kendine?

Tövbe Tövbeee....

İçimde günlerdir savaştığım, savaştıkça daha da bilendiğim bir sinir geldi yapıştı gırtlağıma, gitmiyor... Ama öyle böyle değil! Şöyle ki;

Sabah erken kalkmak zorunda kaldığım için zaten hayata küsük uyanıyorum, önce bir şöyle etrafa bakıp havanın aydınlık olup olmadığına bakıyorum (yeni aydınlanmaya başlıyor genelde), hafif bir seyirti geliyor zaten sabah sabah tek göze.
Yüz yıka, diş fırçala, ne giyeceksin? (genelde en stresli sahne burada yaşanıyor....)
ona bakıyorum yok, buna bakıyorum yok... Öyle bir mevsim ki zaten; t-shirt giysen donarsın, kazak giysen pişersin. Üstüme paçozlarımı taktığım gibi fırlıyorum sokağa, daha doğrusu arabaya.

Sabahın körü arkadaş; tamam, anlıyorum herkes uykuda ama bu kadar da olmaz ki. Vıjjjjjt ordan araba çıkar, küüüüt ordan başka biri seni sollar, hörrrrt diye yola atlar bir kadın ....vs tabi ben her sefrinde saydırıyorum da, saydırıyorum... Kendi halinde bir küskünken, ağzında köpükler saçan bir manyağa dönüşüyorum yol boyunca. Bileyliyorum iyice kendimi...
İniyorum, işe yakın bir durakta, körüden karşıya giçmem lazım.... Allahımmmmm....
Daha ilk merdiven, ne kadar insan varsa tepemde... İstisnasız herrrrr günnnnnnnnnnnn!!!! Gidiş-geliş olması gereken 1mt'lik geçişte, üstüste insan manzaraları. Kimse diğerine izin vermediği gibi bir de ortadan da gidebilir miyimleri falan deniyor. Ya sabır ya selamet deyip devam ediyorum yoluma, yok olmayacak; "yaaaa hangi ahırdan kaçtınız acabaaaaa" cümlesiyle yapıyorum siftahı , el mahkum... Kimsenin umrunda bile değilim, halbuki istediğim tek şey o anda bana "ne diyosun kızım sen" şeklinde cevap verme cesaretinde bulunabilecek başka bir deli!!!

Çıkıyorum üst katta yürümeye devam ediyorum, metrobüse yetişme telaşı verilmiş canavar sürüsü Amerikan futbolcularının kullandıkları taktikle yara yara geliyorlar üstüme.
"Gün bugündür bedardem, Ya Allaaaaaah" deyip aynı silahla vurmaya çalışıyorum arkadaşları. Üst geçitten geçtiğimde indiğim o son merdiven hep "anne tokurdanması" dediğimiz yerde buluyorum bu yüzden kendimi.
ÇOKNOT: Muhatap bulamamış annelerin evde kendi kendine (herkes evdeyken) tencereye tavaya bağırıp çağırmasına, tencerem sana söylüyorum kızım/oğlum/kocam sen anla pozuna girmesine anne tokurdanması denir.

Eh, geldim ofise karnım aç, ne yiyeceğim ben şimdi?
a) kepekli kaşarlı tost
b) patatesli börek
c) sandviç
d) simit
e) en yakınındakinin beyninin eti

hadi diyelim onu da atlattık... Hal dilinden ne kadar sinirli olduğumu gayet iyi çözebilecek kapasitede olduğunu umduğum canım ofis arkadaşlarım....
Evet, evet size söylüyorum...
Neden sonuç hep hüsran olduğu halde espri yapmaya çalışırsınız? Hayır, tamam normal zamanda gülmesem de nezaketen uyarmıyorum "bir daha sakın deneme, iğrenç oluyosun" diye. Ben de insanım ama en nihayetinde değil mi?
Eşref saatim var, eşşşşek saatim var...
Al işte, hoş mu oldu şimdi dünya lafın altında kaldın da?! Merhemetli bir insan olduğum için bir de gönlünü almakla uğraştıracaksın beni, sinirim geçtiğinde...

Geçtik eve...
- Canımmmm oğluşum, gel bi sarılayım sana. Çok özledim bilemezsin.
- anneee sen kendi evine diiiit..ben seni öslemedim
- :S ama sana çok güzel bi sürprizim vardı.....
- annneeeeeeem, (sarılarak) hadi odamıza gidelim bana sürprisini veeeey.
- !'^&%/(/()==?
çıkar dünyası bu arkadaaaaş! evlat mevlat dinlemez...

Biraz ayaklarını uzatıp, dinlenmek istersin izin verilmez; mutlaka unuttuğun bişey aklına gelir ve beş dakika bile oturmadan saat 11'i edersin. Tek gözün uyumaya başlar ama daha yapılacak tonla işin var. Haaa, unutmadan bir yandan da karın ağrısı, sırt ağrısı, bel ağrısı falan yaşıyosan zaten bu güzel gün 5'e falan katlanır.
Yattım, uyuyabiliyo muyum?
-yooooo
dön o tarafa, olmadı bu tarafa... Kalk madem biraz kitap oku;
- yandan gelen horultuya bakalım ne kadar dayanacaksın?
iyi bakalım o zaman, bileyle kendini gelen sabaha...

nakarat
nakarat
nakarat......vs

bu aralar böyle işte ben ne yapayım....?


7 yorum:

bozbek dedi ki...

Var ya okurken gerildim..

Tibetin annesi dedi ki...

o yandan gelen horultu kısmı beni zıvanadan çıkartıyor çoğuuuu zamannnn! iş yerindeyse adım sinirli kadın oldu çıktı çok zamandan beri. halbuki ne kadannnnn sakin bir kadınım bilirsin :))))

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

seninkide güzel dermişim sen dövermişsin beni :)
bak ben artık yoruldum diyip çıktım işten :(
şimdi akşama kadar sıkıl sıkıl
işteyken ne çok şey vardı aklımda yapacak. insanın işi olması güzel :)

Pilli Petro dedi ki...

ay çoculuk çocuğu, yanında horuldayanı çıkar al benim gün içindeki halimin bir kısmı :(

yoruldum be :))

bed@rdem dedi ki...

Bozbekim; sen okurken gerildin, peki ben ...?! :))

Sibelcim; bütün nedeni yandan gelen horultular o zaman :))) bormalde ikimiz de çok sakin kadınlarız :D

Bahar ve kızısı; çalışıyor olmaktan bir şikayetim yok zaten :) ama bu sıralar üstüme gelmeseler iyi olacak.. :))

Pillim; gel dinlenelim birlikte :)) ben de çok yorgunum ...

beenmaya dedi ki...

ay ben senin her halini yerim be var mı ötesi gel bana tokurdan :)))

cihan dedi ki...

:)))) Ögrenci günlerim aklıma geldi birden yazını okurken her sabah karşı yakaya geçmek için verdiğim savaş canlandı gözümde...Çok sık olmamakla beraber sakinleştirici tavsiye ederim bende işe yarıyordu bir dezavantajı çok relaks olduğundan biraz dikkat dağılması yaşıyorsun :)))

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails