3 Şubat 2011 Perşembe

Çeneni KapaT


Giriş kısmına gerek yok, direk konuya geçeceğim...

Dün yaşanan hüzün saatlerinin hemen ardından beklediğim ve olmasın diye neredeyse dua ettiğim günler başladı maalesef...

Konu: "Defne Yorumları"

Yakın çevremde olmaz, benim etrafımda böyle adam barınmaz diye boşu boşuna böbürlenen yüreğim sabahın erken saatlerinde yerle yeksan edildi. Dünden beri nasıl acı çektiğimi, nasıl üzüldüğümü (her normal insan ve en çok her normal "anne" gibi) göre göre, bu geceyi Defne gibi bir morg çekmecesinde değil, sıcacık yatağında pozisyon değiştirerek geçiren zat-ı muhteremler bugünümü alt-üst eden cümleyi yüzüme patladıverdiler...
"Su testisi, su yolunda kırılır"

Kimsenin su testisi de, nerede doldurduğu da, nerde ve neden kırdığı da kimseyi ilgilendirmez, terbiyesizliğin luzumu yok!!!
En dayanamadığım şey de kendini sonsuza dek savunamayacak, açıklama yapamayacak kadar uzağa gitmiş bir insanın ardından yapılan fütursuzca yorumların kulağımdan içeriye süzülmesi. Çünkü bu laf salatalarının nereye gittiğini bilmeden öylece ortaya atılması, benim için kavgaya davet mektupları gibidir. Sadece bu isme özel değil, ölümle sonuçlanmış her olayın ardından yapılan sivri zeka yorumlara kapım sonuna kadar kapalı...!
Çok da fena yaparım, yaptım da, pişman da değilim....!!!

Bu kızcağızın kimlerle görüştüğü, kimden neyi gizlediği, ne kadar günah işlerdiği sadece Yaradan ile aralarında bir mevzuuyken, sen ne hakla bu kadar ukalaca konuşabiliyorsun? Senin hayatına paralel yaşamayan, senin standartlarının dışında çıkan herkes ölümü mü hakeder gerçekten?
Peki, insanların arasında sevgi kelebeği şekilnde dolaşman ne menem bir davranıştır?
Ben bu saatten sonra senin dostluğundan, paylaşımlarından, hatta insanlığından şüphe eder miyim, etmez miyim arkadaş?!

Cıvıl cıvıl, ışıl ışıl bir genç kadın...
Ardında ona muhtaç bir bebek, (birşeylerden haberli ya da habersiz) aşkla evlendiği bir eş, yüreği dağlanan cayır cayır yanan bir anne, ayaklarında derman kalmamış bir dayı, acıdan yüreği sıkışan dostlar ve bu kadar sevgi bırakmış bir insanın ardından sadece "Nurlar içinde uyusun" denir.... Kalanlara "Allah sabırlar versin" denir.........
gerisi terbiyesizliktir, kabul edilemez.....


Şimdi adam gibi içinden iyi niyetlerini geçirdiğin bir dua et... Önce Allah seni affetsin, sonra yapabiliyorsan insanlığını sorgula.
Sana başka sözüm yok!

Yazık....




12 yorum:

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

Bize ne oldu böyle?Artık hayatta olmayan,bu dünyadan göçüp gitmişler için neredeyse sevineceğiz.Bu kadar gaddar olmamalı...
Allah rahmet eylesin.

Eya dedi ki...

Cok özür dileyerek diyorum ki...nasil bir dangalakliktir bu ya!!!! Nasil böyle düsünülebilir...sözün bittigi yerdir Ö.... hele böyle gencken ve de ardina anne kuzusu yalniz kalmisken...cok üzgünüm cok...

zehra

bozbek dedi ki...

Hay ağzına sağlık. İmzamı attım ben de bu yazdıklarına.

Tibetin annesi dedi ki...

sonuna kadar katılıyorum, dünden beri öyle manasız yorumlar yapanlar varki, söylenenlere inanamıyorum. insanoğlu ne kadar vicdansız!

beenmaya dedi ki...

sadece ayıp diyebiliyorum ve bu ayıbın ağırlığını işleyen herkesin fazlasıyla çekmesini diliyorum. tabi o yürek varsa onlarda!

Vijdan dedi ki...

Bu kadar güzel dile getirdiğiniz için teşekkürler..
Aynen canı gönülden size katılıyorum...
İçim acıdı tekrar tekrar baktım gazetelere hani biri yok böyle birşey desin diye ama olmadı :(
Hayat bir gün oda bu gün derlerya gerçekten öyle.
Hayat çok kısa lüften herkes kendi hayatına baksın ve başkalarının hayatlarına burunlarını sokmasınlar...

Nur içinde yat Defnecik dualarımız seninle..

Sevgiler

βЄƉΔЯƉЄм dedi ki...

sevgili dostlarım; aynı fikirde olduğumuz için, bu üzüntüyü paylaştığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum...
Vicdanınıza ve duyarlılığınıza sevgiler yolluyorum...

biyasimadahagirdim dedi ki...

hakikaten çok yazık bunu söyleyen insan için üzüldüm bende... kimsenin kalbini bilemeyiz ki..
belki bir kediye verilen bir lokma ekmek günahlara kefaret olacak ama küçücük çocuğu olan gencecik bir insanın arkasından bunu söyleyen insan o kul hakkı ile nasıl gidecek öbür tarafa...

Deniz dedi ki...

Bugün twitter'da yazmıştım, o ahkam kesenler, bir gün hiç ummadıkları bir yerde bulabilirler kendilerini, hiç tahmin etmedikleri bir mekanda olabilirler de,.....

Çok severiz ahlak bekçiliğini milletçe

ELİF dedi ki...

Kimsenin ne yaşadığı kimseyi ilgilendirmez...Ağzına sağlık..

Erkan Şen dedi ki...

Bir yerlerde önce şunu söyledim;

"Konuşmak
Çok soru işareti ya da ünlemle bitecek cümle var aklımda. Ama bizde ölümün arkasından konuşulmaz!"

Sonra da bunu;

"Bu nasıl bir mahalle baskısıdır?..
Biraz önce konuşmamak demiştim ya, bunu okuyunca da hak vermeden geçemedim…"

Kişinin yaptığı da yaşadığı da kendine aittir. Her kim nerede yaşamak ve ölmek istiyorsa yaşabilir de ölebilir de. Evet, bizim toplumumuzda ölümün arkasından konuşulmaz.

Konuşmak doğru değildir. Ancak burada hakaretler yağdırıp insanlığını sorguladığımız kişinin eleştirdiği şey ne ölüm ne de şekli. Bir kişinin olmadığı gibi gösterilmesi. Arkasından abartılı matem havası yaratılması ve methiyeler düzülmesi. Evet, bizde ölünün de ölümün de arkasından konuşulmaz.

Siz mecbur kalmasanız bir an olsun çocuğunuzdan ayrılır mısınız?..

Bir an!..

Emaptidenilen şey tek yönlü değildir!

Haklısınız!..

amak-ı hayal dedi ki...

Herkes kendine bakmalı...

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails