22 Şubat 2010 Pazartesi

ANLADIM...


sen yoksun ya şimdi evde, kokun var hani... Vanilya ve hafif tarçına benzer, biraz taze bahar, biraz yoğun beyaz, mavi bazen.. Ama en çok siyah şimdilerde...

Ne anladım bu gece biliyor musun küçük parçam?

Anne olmak için doğarmış demek ki bazı insanlar... Sadece bunun için görevlendirilmekten bahsediyorum iyi dinle..

Ben hayatında hiçbirşeyi istediği gibi beceremeyen insanlardanım işte! Ne kadar çok istersem isteyeyim, sonradan hep anladım ki, istediğim şeylerin hep kilometrelerce uzağındayım. Neyi başarmak istesem hep onun dışındayım. Uzağındayım herşeyin... Kimin nesi olmak istesem onun o kadar olamayanıyım ben! Hep yalnızındayım!

Bu gece anladım, görünmeyen minicik ayak izlerini koridor boyunca takip ederken...

Sana can vermek içinmiş bütün yolculuğum ve anladım ki canımı sende yaşatma saadetiymiş bütün bu saçma serüvenim. Dokunduğum yerlerden senin sesini duyunca farkettim ki, bu güzelliği yaşa(t)mak içinmiş doğuş amacım...

Tanrı bütün kullarını sever ama bazılarını denermiş... Bu güzellikle (seninle) yaşamak içinmiş bütün sınavlarım, tasalarım, endişelerim, ayrılıklarım, kızgınlıklarım, mutluluklarım (!)...

Sen yoksun ya şimdi, ne kadar hiçbirşeyin içinde nefessiz kaldığımı anladım bu gece!

Beyaz el örgüsü içi boş yeleğini gördüm çamaşırları asarken. Yeni yıkanmış çamaşırların arasından efil efil, buram buram çağıran yeleğini.. Hani düğmeleri gülen suratlı...

Çok ağladım oğlum bu gece...

Çok yalvardım Tanrıya...Dedim ki;

"Bu sefer değil... Biliyorum çok iyi başaramadım birçok şeyi, tam da istediğin gibi davranamadım belki çoğu zaman. Ama farkettim verdiğin en özel görevi... Farkındalığınla ödüllendirdin madem, beni bu farkındalık ayrıcalığından ya mahrum et, al aklımı; ya da sakın beni ondan ayırma!!! Bu vanilya kokusunu benden ayrı bırakma... madem tek yaşama sebebimi buldurdun beni bir daha aratma..."

Henüz küçüksün ve belki de büyüdüğünde bunları yüzüne söyleme fırsatı bile yakalayamayacağım...

Bil ki küçük Bal suratlım;

annen sana kattığı canıyla yaşıyor. Kalbi seninle atıyor, senin ciğerlerinle nefes alıyor, bir beden taşıyor ama ruhu senle dolaşıyor, senin gözlerinden bakıyor artık, senin ağzınla tadıyor...

Birgün senin yüreğinle sevecek ve daima seninle gelecek...


Bu gece anladım, kocaman bir kadının nasıl serçe çaresizliğinde kalabildiğini...

Anladım bu gece herşeyi...

Tanrının mucizesini ve anlatmak istediklerini...

ANLADIM....

Sensiz olmuyor, İÇİM YAŞAMIYOR....






7 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Harika bir haykırış! üzerine söylenecek, eklenecek kelime yok inan...

beenmaya dedi ki...

kocaman yüreklim benim ne şanslısınız ikinizde birbirinize sahip olduğunuz için...

BeD@rdeM dedi ki...

Tibetin annesi, sağol canım... Onsuz olmak beni haykırışa sürüklüyo maalesef :((

Mayacım, ne mutlu ki o kocaman yüreğe ne güzel dostlar da sığdırabilmişim :))

kIrmIzILI dedi ki...

öyle güzel yazmışsın ki...
ALLAH sizi hiç ayırmasın inşallah...

BeD@rdeM dedi ki...

Çok teşekkürler kIrmIzILI :) Allah hiç kimseyi sevdiklerinden ayırmasın.... sevgimle

Evren dedi ki...

işten çıkmak için hazırlanıyordum, sanki artık daha bir zor o evde yalnız kalmak...

herkes sen iyi bir anne olursun diyor bana, geç kaldım mı bilmem, belki de...

ama annem bu konuda da haklı çıkacak galiba, çok değil, bir kaç sen sonra hiç duymadığım o kuku için çok ağlayacağım galiba...

allah sizi hiç ayırmasın...

sevgiler...

BeD@rdeM dedi ki...

Sevgili Evren; hiç duymadığın o koku için ağlamana henüz çok var bence.. Hayatta hiçbirşey için geç değildir, sen yeter ki iste! Umarım herşeyin hayırlısı olur senin için... Sevgimle..

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails