24 Ağustos 2009 Pazartesi

30'umdan Sonra YapaMadığım.....

Yeni bir hafta, yeni bir gün..
Sabah sabah mailime gelen ve sizinle paylaşmak için heyecanlandığım bir yazıyı aktarıyorum hemen size... Ne kadar da haklı.. Ne kadar...!
Bu yazıyı aynı zamanda BAŞAK BAŞOL ve ÖYKÜ kıza hediye etmek istiyorum... onlar blog dostluğu konusunda bence harikalar :) burada gerçekten güzel insanlar, iyi kalpler gördükçe içim sıcacık oluyor... umutlanıyorum....

Ve İşte o yazı...





İnsan 30 yaşından sonra arkadaş yapamıyor kendine. Koca yapıyor, karı yapıyor, çocuk yapıyor, arkadaş yapamıyor. Yapsa da eskiler gibi olmuyor. Halbuki uykuya dalar gibi arkadaş olurduk okuldayken. Arkadaş olmak için yaratılmış gibiydik. Bir hafta içinde böbrek verecek hale gelirdik. Neden olmuyor bu işler 30'undan sonra? Neden olamıyor? Oysa o ne güzel bir iştah, o ne güzel bir açlıktı.. Herkes herkese açtı. Seçer, bulur buluştururduk "ruh ikizlerimizi." Ne de çok ruhtaşımız vardı. Hiç açıkta kaldığımı hatırlamıyorum. Ruhumun güzel bir ikizi mutlaka olurdu yanı başımda.Ölümüne sevdiğim, uğrunda her şeyi göze alabileceğim, her şeyiyle güzel, her şeyiyle doğru, her şeyiyle kabul ettiğim...
Basbayağı bir aşkla bağlı olduğum...
...........................
Şimdi ne zor.
Herkes kapalı kutu.
Herkes kapanmış, kaplumbağa olmuş. Bir kahve içimi zorlu randevulara bakıyor. Yatıya kalmak bir tabu.
Evler de gönüller de sımsıkı kapalı. Gençliğin en çok bu yanını özlüyorum. Ne güzelliğini, ne diriliğini, ne başıboşluğunu. Aynı yazarı, aynı şairi seviyoruz diye kuruluveren dostlukları özlüyorum. Birbirimize yazdığımız o uzun, o sapıklık derecesindeki ayrıntılı mektupları özlüyorum. Birbirimizi eleştirmeyişimizi özlüyorum. Birbirimizin dedikodusunu yapmayışımızı özlüyorum. Sevgili olarak kimseleri yakıştırmayışımızı özlüyorum. Arkadaşımı koruyacağım diye annemle yaptığım şiddetli kavgaları özlüyorum. Kavgayı değilse de kavganın altındaki ruhu özlüyorum. Dünyaya karşı arkadaşımın koruyucu meleği olmayı özlüyorum. Veya öyle olduğumu sanmayı...
Çocuğum olsaydı tek bir arkadaşında bile kusur bulmayacaktım. Öyle söz vermiştim kendime.
Bırakacaktım arkadaşlık uykusunda mışıl mışıl uyusunlar. Bırakacaktım eve istedikleri gibi girip çıksınlar. Bırakacaktım istedikleri gibi buzdolabını talan etsinler. Bırakacaktım istedikleri gibi sevsinler birbirlerini. Tek bir laf etmeyecektim. Kimseyi evine yollamayacaktım. Kızımın arkadaşı kızım, oğlumun arkadaşı oğlum olacaktı.

30'undan sonra arkadaş yapılamıyor...
Kötülükten değil. Başka bir şey. Ama neden çözemiyorum...
------------------------------------------------------------------------@

NOT: Bu yazıyı benimle aynı anda hisseden Dostum,Tetem, abam, sırdaşım, kalbimin sıcak yeri PatoS' uma teşekkürler :)

12 yorum:

ELİF dedi ki...

sanırım hayatın şartı diye birşey yoktu önceden, dostluktu arkadaşlıktı tek derdimiz.Allahtan seni 30 umdan çok önce tanıdım ben:)))

BeD@rdeM dedi ki...

Allahtan o zamanlara yetiştik bazılarımız.. bizler hatta ucundan tattığımız dostluklarımız sayesinde şanslı olanlarız...
ama ya çocuklarımız ???

bozbek dedi ki...

çocuklarımız da o dostlukları tadacak. en büyük temennim bu. En azından 30'a gelene kadar dost edineceklerdir herhalde :)

BeD@rdeM dedi ki...

umarım canım.. umarım....

öykü dedi ki...

Ya sen ne tatlı ınsansın:)
bu nasıl guzel bı yazıdır
Hepımızın yasaıdgımız su surecte kendımızden ne kadar cok sey vardır bu yazıda
bı solukta okudum
bız sanslıyız dedım
Bız gercekten sanslıyız nedenıne gelınce
cevremızde bızı anlayan seven yuregı bızımle carpan dostlarımız var
sen de onlardan bı tanesısın sevgılı Bed@rdem cok tskler bu guzel yazı ve paylasımın ıcın sevgılerımle

Başak BAŞOL dedi ki...

Bedardemcim,

Çoook tatlısın...Seni çoook seviyorum.Sizlerden bazıları benim için blog arkadaşından çok çok öte...

Bunlardan biride sensin...

Sevgiyle Kal...

BeD@rdeM dedi ki...

ÖYKÜ kız :) evet çok şanslıyız, burada bizler için yeni bir kapı açıldı.. 30umdan sonra o kapıdan girip sizi tanıdım.. yalnız değilim, mutluyum... çok...

BeD@rdeM dedi ki...

Başakçım, sen de çok tatlısın ve özelsin benim için de...

MOMOL dedi ki...

21 yaşındayım ve arkadaşlıklar şimdiden zor olmaya başladı...
eskilere dair kendimden öyle çok şey buldumki:) özellikle bir hafta içinde böbrek verme durumuna gelmek:) hakikaten böyle bi durumda kalsam bunu yapabileceğimi düşünürdüm:)
garip valla...çoğu insanında bu şekilde düşünmesi:)
güzel paylaşımdı teşekkürler canım :)

BeD@rdeM dedi ki...

senin 21 yaşını severim ben :) eskilere dair bişeyler bulmana çok sevindim ama bunun eskiyle ilgisi yok sanırım, bizler yine dost diyebileceğimiz insana rastladığımızı zannetsek gene vermeye çalışırız tek böbreği :) sanırım insanların birbirine güveni kalmadı.. herkes arkadaşını/dostunu çok kolay terkedebiliyor günümüzde.. böbrek verilecek dost aranıyoooooooor :)))

cihan dedi ki...

burcucum daha o dostu cok seneler arayacaksin heralde , bende arıyorum ve şimdiye kadar yediğim kazıkları birleştirsem burdan Çin'e yol olurdu heralde. Ben artık aramaktan yoruldum dogrusu insanlar artık çıkarları doğrultusunda yaşadığından o eski dostluklar artık mazide kaldı.Artık şimdi ayrı bir yuzyıldayız hehehheh dost kelimesinin anlamı artık sözluklerde yer alıyor ancak.

BeD@rdeM dedi ki...

bu kadar umutsuz olmayalım bence cihancım :/ eski günleri geri getirmek elimizde, herkes bu konuda elinden geleni yapmalı...

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails