18 Mayıs 2009 Pazartesi

ÇİMENDEKİ MİNDER İZİ...


Nasıl anlatsam....? öyle böyle özlemek değil benimkisi, burnumun direği kopmuş resmen. Cuma günü iş çıkışı koştura koştura gittim yazlığa (hiç abartmıyorum) beni kapıda karşıladı kuzucuğum. Nasıl öptüm, nasıl kokladım anlatmaya gerek var mı bilmiyorum! Kocaman olmuş sanki 5 günde, 3 yaş birden büyümüş gibi geldi bana, saatlerce gözlerimi alamadım üzerinden. Bir sürü yeni şey öğrenmiş; "seni gidi, seniiii" deyince, o toparlak işaret parmağını sallamaya başlıyor mesela, "şşşşşt" yapınca ağzının kenarına koyuyo aynı toparlak parmağı..... bunun gibi bir sürü şımarıklık öğrenmiş anneannesinden.... Defalarca aynı şeyleri yaptırıp, ısırdım etlerini :) o da zevkten dört köşe kıkırdadı tabii...

Cumartesi günü yeni keşfettiğimiz bir yere gittik "çekirdek aile" olarak...


"Kuğulu Park"
Adından da anlaşılacağı gibi, içinde kuğuların dolaşıp, havuzunda ördeklerin yüzdüğü, yeşillik içinde bir parktan bahsediyorum. İstanbulda nadir kalmış alanlardan bir tanesinin yakınımızda olabileceği aklıma gelmezdi doğrusu. Bizimkini görmeniz lazımdı, resmen fırtına gibi esti, uçurdu ortalığı, esti, gürledi, delirdi bir bakıma :) biz ordan ayrılana kadar herkes ismini öğrenmişti bile (düşünün artık) hatıra fotoğrafı çektimeye bile gelen oldu yanımıza... İnanamadık :)
Önce yeşil çimenlerle tanıştırdık kuzucuğumu, çiçekleri, ağaçları ve yavru kuşları tanıdı sırasıyla. Elimizi tutmak istemedi inatla, kendi kendine düştüğünde ağlamadı bile. Yetişkin bir insan edasıyla selamladı diğer insanları, şirinlikler yapıp kendine aşık etti (kaleyi içten fethetti)
Eeee, çocuk doğurup, adını da "RüzGar" koyarsan bunun bir bedeli olmak zorunda elbette!
Bizimki önde, Can (babası) ve ben (annesi) :) arkada bacaklarımız kopana kadar koşturduk ortalıklarda. Unutulmayacak zamanlardandı benim için...
Çiçek topladık, kuğuları yakından tanıdık, köpeklerle oynadık, yavru kuşların annesinin gagasından nasıl yemek yediklerini izledik şaşkınlıkla. Hava da şansımıza o kadar sıcaktı ki, üstümüzü değiştirmek zorunda kaldık bir süre sonra. Hatta bizimkini alttan çıtçıtlı badisiyle bıraktım, altında da eşofmanı esti durdu ortalıkta....

O gün inanmaya zorlanacağımız bir hadiseyle daha karşılaştık... Temiz havadan mı yorgunluktan mı bilinmez, tam tamına 2.5 saate yakın uyudu baLLı badeMim çimende minderler üzerinde. Nasıl şaşırdık anlatamam, hatta bir ara endişelendik bile diyebilirim ve tabii çok güldük, çok eğlendik. Uyanır uyanmaz, topladığı enerjiyle esmeye devam etti "paRk RüzgaRı"...
Düşünüyorum da, ne zamandır birlikte bu kadar eğlenmemiş, birbirimize bu kadar vakit ayırmamışız. Ne kadar yazık!
Haftasonunu nimetten sayışım bundandır anladım, utandım.... Paylaştım sizinle.... Sevgiyle....



2 yorum:

ELİF dedi ki...

hergününüz bugünden güzel olsun canım arkadaşım...

BeD@rdeM dedi ki...

sizin de bitaneciğim... hep birlikte güzel günlere İnşallah...

Bu gadget'ta bir hata oluştu

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails